Geri git   BiyolojiMerkezi > Biyoloji Alt Dalları > Anatomi-Morfoloji > Hayvan Anatomisi-Morfoloji

Yeni Konu aç   Cevapla  
 
Seçenekler Stil
Alt 01-25-2010, 08:40 PM   #1
t-gun
BiyolojiMerkezi
t-gun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 915
Konular: 767
Nerden: Adana
Eğitim: Üniversite
Meslek: Öğrenci
Üniversite: Çukurova Üniversitesi
Burç: İkizler
Kan Grubu: 0 Rh +
Rep Puanı: 1905
Rep Derecesi : t-gun isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.

Standart Kemikler ve Kemik Tipleri

1- Kemikler

İnsan vücudunun büyüklüğü ve formu, belirli esaslar içinde oluşmuş ve belirli bir sistem ile
biraraya gelmiş kemikler ve bu kemikleri eklem yerlerinde birbirlerine bağlayan kıkırdak
yapılardan meydana gelir. Vücudun dış görünüşü, bir başka deyişle, vücudun modelajı, yine
hareket sisteminin önemli bir komponenti olan kaslar ve aynı zamanda yumuşak doku ile
sağlanır. Hareket sisteminin pasif elemanlarını oluşturan kemikler; şekil, durum ve fonksiyonel
yapı olarak değişik özellikler gösterirler. Örneğin, kemik sistemi, koruyucu bir yapı
olarak düşünülebilir. Böylece, beyin ve omuriliğin birer koruyucu kemik yapı içinde bulundukları
görülür. Aynı şekilde göğüs bölümünde yer alan kalp ve akciğerler de, kaburgaların
ve yardımcı diğer kemiklerin oluşturduğu bir kafes içinde yer alırlar. Öteyandan, kemik
yapının oluşmasında "azami amaç elde etme ve aynı zamanda iktisadi hale uymaya" dikkat
edilmiştir. Bu bakımdan kemikler, yapı olarak masif bir organ halinde oluşmamışlardır. Kemiklerin
ana yapıları, çok sayıda kemik trabeküllerinden (bölmelerinden) ve bu bölmeler
arasındaki boşluklardan oluşmuştur. İnsan vücudunda bu tarife uymayan kemik yapıya hemen
hemen hiç rastlanmaz. Öte yandan, kemik bölmelerin (trabekül) oluşmasında son derecede
güzel mimari bir tarz vardır. Burada, trabeküllerin basınçlara ve germe kuvvetlerine
karşı düzenlenmiş bir yapıya sahip oldukları görülür. Böylece kemikler, statik duruma ve
kas çekmelerine karşı fonksiyonel bir yapı kazanmış olurlar.
Bütün kemikler sağlam bağ dokusundan yapılmış bir örtü (periost) ile sarılmışlardır. Bu örtü
aracılığı ile ilerleyen kan damarları ve sinirler, çok ince kanalcıklardan geçerek kemiğin içlerine
kadar uzanırlar. Kemiğin beslenmesi de bu şekilde sağlanmış olur. Buna karşılık, kemik
boşlukları içinde bulunan kemik iliği, kemik üzerinde oluşmuş küçük kanalcıklardan geçerek
gelen damarlardan direkt olarak beslenir. Bu deliklere foramen nutricium adı verilir
Üzerleri sanki bir kılıf gibi kesintisiz periost tarafından sarılmış bulunan kemiklerde, ekleme
iştirak eden yüzeylerde periost bulunmaz. Yaralanmalarda ve kemiğin enine büyümelerinde
periostun önemi çok fazladır. Kemiklerin iç boşluklarına bakan yüzeyleri de yine çok ince
bir örtü ile döşenmiştir. "Endost" adı verilen bu yapı, kemik iliği ve kemik arasındaki sınırda
yer alır.

Kemikler dış görünüşlerine ve formlarına göre incelenirler.


a) Uzun Kemikler (Ossa longa)

Bu kemikler vücudun serbest kısımlarında (ekstremite) bulunurlar. Kol, önkol, uyluk ve bacak
kemikleri bu grup içinde yer alırlar. Bu kemiklerin gövdelerinin içinde bir boşluk vardır.
Boşluk içinde ise kemik iliği bulunur. Kemik iliğinin rengi çocuklarda kırmızı, yaşlılada ise
kahverengi görünümdedir. Uzun kemiklerin ucu arasında kalan esas kısımlarına diafiz (diaphysis),
uçlarına ise epifiz (epiphysis) adı verilir.

Özellikle ekstremite kemiklerinin epifizleri kalınlaşırlar ve bu kısımları ile komşu kemikler
arasında eklemleşmeler yaparlar. Uzun kemiklerin diafizlerinin duvar yapısı oldukça
sağlam kompakt bir oluşum gösterir. Halbuki bu yapı, epifizlere doğru gittikçe zayıflar.
Böylece, uzun kemiklerin uçlarında, bir takım bölmeler ile odacıklar şeklinde oluşmuş
süngerimsi (spongios) bir yapı karakteri ortaya çıkar. Bu spongios yapı içinde oluşmuş
bölmeler, basınç ve kas çekmelerindeki kuvvetlerin iletilmesine göre mimari bir karakter kazanmışlardır.
Uzun kemiklerde epifiz ve diafiz arasındaki sınırda, bir kıkırdak geçiş hattı veya çizgisi bulunur.
Bu kemiklerde uzunluğuna olan gelişim bu bölgede sağlanır.


b) Yassı Kemikler (Ossa plana)

Bu kemikler, yassı ve geniş bir oluşum gösterirler. Kürek kemiği (scapula), kafatası kemikleri
ve leğen (pelvis) kemikleri, bu grup için örnek olarak verilebilir. Yassılaşmış durumda ve
sıkı yapıda iki tabaka ile, bu iki tabaka arasında spongios bir bölümden oluşur. İki dış tabaka
sağlam ve kompakt bir yapıdadır. Bu yapıya substantia compacta adı verilir. Spongios
kısım ise "diploe" adı ile belirtilir. Yassı kemikler grubu içinden craniumu oluşturanların bir
özelliği vardır. Bu kemikler hem iç, hem de dış yüzden örtü ile döşenmiş durumdadırlar. İç
örtüyü "dura mater encephali" oluşturur.


c) Kısa Kemikler (Ossa brevia)

Özellikle el ve ayak iskeleti içerisinde bulunurlar. Sıkı yapıda ince bir kompakt tabaka ile
(subtantia compacta) sarılmış, büyük bölümü oluşturan spongios (subtantia spongiosa)
kısmından meydana gelmişlerdir. Bunlarda, uzun kemiklerde olduğu gibi diafiz ve epifiz
kısımları ayırdedilemez. Genellikle küp veya prizmatik bir şekilde bulunurlar. Durumlarına
göre, eklem yüzleri de taşırlar.


d) Şekilsiz Kemikler (Ossa pneumatica)

Bu kemikler, tarif edici özel bir şekil göstermezler. Yapıları içinde, kemik kısımlarından bir
bölüm gerilemiş veya dumura uğramıştır. Bu bakımdan kemik yapı içinde birtakım boşluklar
ortaya çıkar. Yüz çevresinde bulunan bazı kemikler buna güzel bir örnektir. Kemiklerin içindeki
boşluklar aynı zamanda hava ile doldurulmuş durumdadır. Cranium da yerini bulan
temporal kemik de yine bu grup için örnek olarak verilebilir. Hem şekilsizdir ve özel bir tarife
uymaz, hem de processus mastoideus adı verilen bölümü küçük odacıklar halinde ve
boşluklu bir yapı gösterir (cellulae mastoidea).
Kemiklerin şekilleri üzerinde hem fonksiyonel hem de komşu organ ve oluşlumların (kaslar,
kan damarları ve sinir gibi) etkileri de vardır. Basınç tarzındaki etkiler, kemikte bir derinleşme
(veya çukur) yaratır. Bu çukurlar veya açıklıklar değişik latince adlar ile belirtilir. Bu
adlandırmada impressio, incisura, sulcus, fossa, fovea gibi terimler kullanılır. Buna karşılık
kasların çekmelerine bağlı olarak da, ilgili kemik bölümlerinde dışarıya doğru bir çıkıntı veya
kabarıklık ortaya çıkar. Bunlar da şekillerine göre yine değişik adlarla belirtilirler. Processus,
spina, crista, tuber, tuberculum, tuberositas gibi.
t-gun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:19 PM .
Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
İletişim: t_gun89@hotmail.com

Forum SEO by Zoints
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Design by HTWoRKS

Sitemap
1, 3, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 46, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 76, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 75, 77,